Ayşe, başlarına gelen felâketin büyüklüğünü anlamıştı.
Oluk oluk akan gözyaşlarını silmeye çalışırken:
- Fırıncı amca, diye fısıldadı.
Toprak, altından daha değerliymiş değil mi?
- Elbette, dedi adam. Hiç şüphen olmasın.
Ama biz, her gün üstüne basıp geçtiğimiz
o güzel şeyin kıymetini bilemedik.
Onu kirlettik, ev yapmak için en verimli kısımlarını
betonla kapladık, ormansız bırakıp denize akmasına
sebep olduk. Allah da onu bizden alıp,
yerine çok kıymetli olduğunu sandığımız
altını verdi. Keşke yine toprağa kavuşabilseydik.